Gülmek Ruh İçin İyiden Daha Fazlasıdır

Gülmek Ruh İçin İyiden Daha Fazlasıdır

Hepimiz biliyoruz ki gülmek ruhumuza iyi gelmektedr. Bununla birlikte, araştırmalar gülmenin beyin için de harika olduğunu göstermiştir. Son zamanlarda Cognition and Emotion dergisinde yayınlanan bir araştırma, kahkahaların çocukların yeni şeyler öğrenmelerinde oldukça etkili olduğunu öne sürmüştür.

Komik şeyleri hatırlamak çok daha kolaydır. Bu nedenle mizah, çocukların öğrenmesini geliştirmektedir. Bir çocuğun favori bir karikaterin repliklerini ne kadar kolay hatırlayabileceğini, fakat söz konusu ödev olduğunda aynı şeyi yapamayacağına dikkat edin. Fark, çizgi filmlerin komik olmasıdır, bu da hafıza için güçlü bir yardımcıdır ve ne yazıkki ödevde böyle bir durum yoktur.

Robert Kaplan ve Gregory Pascoe, mizah ve öğrenme arasındaki bağlantıyı tanıyan ilk araştırmacılardı. Yaklaşık elli yıl önce çığır açan çalışmalarında, mizahi içeriğin üniversite derslerine entegre edilmesinin öğrencilerin bilgileri elde tutma üzerinde önemli bir etkisi olduğunu keşfettiler.

Daha sonraki birkaç çalışma da aynı sonuca vardı (Banas, Dunbar, Rodriguez ve Liu, 2011). Mizah bilimi: komik unsuru yorumlama çabası, etrafındaki içeriğin daha iyi hatırlanmasını sağlar!

Popüler TV şovu Susam Sokağı bu sırrı anladı ve gücünü yıllarca kullandı. Yetişkinler bile onlarca yıl önce bir Susam Sokağı bölümünde gördükleri bir şeyi hatırlayabilirler. İster arkadaşlarını Snuffleupagus’un gerçek olduğuna inandırmaya çalışan Big Bird olsun, ister Grover’in aptal oyunları, hepsi “sabit diskte” bir yerlerde var.

Bu nedenle araştırmacılar, mizahın küçük çocukları alıkoyma ve katılımı üzerindeki etkisini analiz etmek için Susam Sokağı bölümlerini seçtiler. Araştırmacılar, anaokul ve ilkokul seviyesindeki öğrencilere komik olan ve komik olmayan sahneleri izlettiler.  İçeriğin hatırlanması test edildiğinde, komik bölümleri izleyen çocuklar sürekli olarak daha yüksek puan aldılar.

Kahkahaların Öğrenmeyi Geliştirmelerinin Nedenleri Duygusal Sebep
 

Tanınmış psikolog Abraham Maslow “ihtiyaç hiyerarşisi” ile tanınmaktadır. Maslow’un teorisi, bir kişinin daha yüksek ihtiyaçlara ancak daha temel ihtiyaçlar karşılandığında yanıt verebileceğini iddia etmektedir. Herhangi bir çevrimiçi akıl sağlığı terapisti tanıklık edebileceğinden, eğer çocuk evde altta yatan sorunlarla mücadele ediyorsa ve sadece hayatta kalmaya çalışıyorsa, bir çocuğun sorununa daha derin bir anlayış kazandırmak imkansızdır.

Çocuğun temel gıda ve su ihtiyaçları karşılandıktan sonra, kendisini güvende hissetmesi, sevilmesi ve okulda sağlıklı bir öz imajı olması gerekir. Sınıf deneyimine mizah katmak çocukların tüm bu ihtiyaçlarının aynı anda karşılanmasına yardımcı olur. Çocuğu rahatlatır ve “savaş, kaç veya dur” modundan rahatlık alanına çıkarır ve çevrimiçi bir akıl sağlığı terapistinin çocukla çalışmasını kolaylaştırır.

Dahası, kahkaha öğretmenin öğrencilerle olan ilişkilerinin gelişmesini teşvik eder ve sınıfı çocukların kendilerini ait hissettikleri ve sevildiklerini hissettikleri bir yere dönüştürür. Çevrimiçi bir terapist ve vakası arasındaki ilişkiyi geliştirmede de yardımcı olabilir. Maslow’un gözlemlediği gibi, bu temel ihtiyaçlar karşılandığında, öğrenme şaşırtıcı bir hızda gelişebilir.

Mizah sınıfta etkili bir şekilde kullanıldığında, çocukların derse katılımlarını arttırır ve öğretilen materyale odaklanmalarına engel olan öğrenci kaygısını azaltır. Bazı öğretmenler, öğrencilerin sınavdan hemen önce veya sınav esnasındaki gibi en endişeli dönemlerinde, bir doz mizahın öğrencilerin gerginliğini hafifletebileceğini ve daha iyi performans göstermelerine yardımcı olabileceğini bulmuştur. Sınav gülünecek bir konu olmasa da, biraz kahkaha yardımcı olabilir!

Psikolojik Neden
 

Çeşitli araştırmacılar, mizahın psikolojik açıdan hatırlamaya nasıl yardımcı olduğunu araştırdılar. Elli yıl önce Berlyne’nin çığır açan çalışması çoğu teorinin temel taşı olmaya devam etmektedir. Berlyne, mizahın tutarsızlığının tanımayı ve ardından çözmeyi içeren iki aşamalı bir olay olduğunu ileri sürmüştür.

Bilginin bu ek işlenmesi için, önce tutarsızlığı yakalayıp ardından çözme çabası, bilgiyi depolanacağı uzun süreli belleğe taşır. Bununla birlikte, çok daha kolay işlenen mizahi olmayan içerik hiçbir zaman kısa süreli hafızadan çıkmaz ve bu nedenle hızla unutulur. Yıllar boyunca yapılan çeşitli çalışmalar Berlyne teorisini klinik kanıtlarla doğrulamıştır (Schmidt ve William, 2001; Schmidt, 2002; Wanzer ve ark., 2010).

Nörobilimsel Neden
 

Kahkahalara nörobilimin bakış açısından baktığımızda, mizahın öğrenme üzerindeki etkisi, özellikle güldüğümüzde beynin salgıladığı kimyasallardan ortaya çıkıyor. Nörobilimci Roy Wise, 2004’teki çalışmasında, gülmenin dopamin salınımını aktive ettiğini bulmuştur (çikolata yemeye veya bir yarışma kazanmaya benzer).

Bu “zevk kimyasalı” dopamin, hem motivasyon hem de uzun süreli hafıza için gereklidir. Kimyasal salımdan elde ettiğimiz zevk bizi rahatlatır ve öğretilenleri emmek için zihnimizi açar.

Bilim bir yana, kahkahalar keyif vericidir. Gülmekten zevk alıyoruz ve tekrar tekrar gülmemize neden olan şeyleri yapmak istiyoruz. Bizi güldüren şey bize aynı zamanda bir şeyler öğretiriyorsa, elbette,  onu neden öğrenmeyelim ki!

Bağlantı
 

Hepimizin bildiği gibi, kahkaha bulaşıcıdır ve doğal olarak kahkaha onu paylaşanlar arasında bir topluluk duygusu yaratır. Gülmek insanların savunma mekanizmalarını azaltır, bu da birbirleriyle daha kolay bağlantı kurmalarını sağlar. Başka bir deyişle, kahkaha sosyal bir deneyimdir.

2017 yılında kahkaha üzerine yazdığı önemli makalesinde Gina C. Mireault, bebeklerin sadece komik olduğunu düşündükleri şeylerde değil, başkalarının eğlenceli olarak tepki gösterdiği şeylerde de güldüğünü gözlemledi.

Ebeveynler bunu bebekleriyle etkileşimde yaşadıklarında, komik sesler, eylemler veya bebeklerinin gülmesine neden olacak herhangi bir şeyi tekrarladılar. Bu, ebeveyn ve çocuk, kahkaha ve bağlantı arasında değerli bir döngü yarattı. Kahkaha, ebeveynleri ve bebeklerini birbirine bağlamaya teşvik eden şey oldu.

Sosyal kahkahalar (başkalarıyla gülmek) uzun vadeli ilişkileri destekler ve geliştirir. Arkadaşlarımızla güldüğümüzde, beyin opioidleri (insan yapımı, doğal olarak oluşan olanlar) serbest bırakır. Bu kimyasallar, gerginliği ve kaygıyı azaltmak için iletişim ve sosyal bağların katalizörü haline gelir.

Kahkahaların sınıfı nasıl etkileyebileceğine dair çıkarımlar önemlidir. Kahkahaların eşsiz gücünü nasıl kullanacağımızı öğrenebilirsek, “bir taşla iki kuş vurabiliriz”. Sadece öğrenim gelişmiş olmakla kalmayacak, aynı zamanda öğrenciler arasındaki tüm önemli ve genellikle zor sağlanan sosyal uyum da önemli ölçüde gelişmiş olacaktır.

Kaynakça: https://globalteletherapy.com/learning-laughing/