MAKALELER

Utanç Şiddetin Tohumuna Dönüştüğünde

5 dk. okuma süresi
Utanç Şiddetin Tohumuna Dönüştüğünde


Erken dönemde verilen destek, utandırılan bir çocuğun dayanıklılık kazanmasına yardımcı olabilir.

Metnin orijinali için: When Shame Becomes the Seed Of Violence - Psychology Today


Yazar: Dr. Sigifredo Castell Britton

Çeviri ve Editörlük: Ezra Uysal, Dr. Sinan Doğan

 


Santiago ile ilk kez Bogotá’daki bir özel okulda tanıştığımda kendisi 11 yaşındaydı. O dönemde, sınıfta öğrenme ve uyum sorunları yaşayan öğrencilere destek olmak üzere orada çalışıyordum. Santiago, yakındaki devlet okullarında yer kalmadığında, yoksul mahallelerden gelen çocukları özel okullara yerleştiren bir devlet programı kapsamında okula gelmişti.

Başından beri, Santiago'nun sınıf arkadaşlarından farklı hissettiği belliydi. Diğer öğrencilerin çoğu maddi imkânları daha iyi olan ailelerden geliyordu ve bu fark, çocukların hemen fark ettiği küçük ayrıntılarda göze çarpıyordu. Bazıları onun yıpranmış ayakkabılarına ya da üniformasının kendilerininkinden biraz daha eski görünmesine dikkat çekiyordu. Diğerleri ise kitaplarını ya da her gün taşıdığı eski sırt çantasını fark ediyordu.

Yetişkinlere göre bu anlar önemsiz görünebilir. Birçok okulda, alay etme olgusu çocuklar arasında olağan bir şey olarak görmezden gelinir. Santiago içinse bu deneyimler yavaş yavaş birikiyordu. Her gün o sınıfta oraya tam olarak ait olmadığına dair içten bir farkındalıkla oturuyordu.

 

Bir Sorun Olduğuna Dair İşaretler

Okul çalışmaları kısa sürede başka bir zorluğu ortaya çıkardı. Santiago, sınıf arkadaşlarının çoğunun kolaylıkla başa çıktığı okuma ve yazma görevlerinde zorlanıyordu. Yüksek sesle okurken sık sık tereddüt ediyordu ya da metinde kaldığı yeri kaybediyordu. Birkaç sınıf arkadaşı alaycı bir ses tonuyla onun hatalarını tekrarlamaya başladı ve bu zorluğu gülünç bir duruma dönüştürdü.

Zamanla, Santiago'nun DEHB, disleksi ve fonolojik farkındalıkta zayıflıklar yaşadığını keşfettik. Bu durumlar dil işleme biçimini etkiliyordu ve okumayı özellikle zorlaştırıyordu. Sınıfın önünde kelimelerde takıldıkça, utanç duygusu daha da ağırlaşıyordu.

Ebeveynler, öğretmenler, eğitmenler ve bakım verenler bazen bu anlarla karşılaştıklarında, bunların ne anlama gelebileceğinin farkına varmayabilirler. Tekrarlanan aşağılanmalara maruz kalan çocuklar genellikle küçük değişiklikler göstermeye başlar. Eskiden aktif olarak derse katılan bir çocuk, yüksek sesle okumaktan kaçınmaya başlayabilir. Bir başka çocuk ise düzeltildiğinde alışılmadık bir şekilde savunmacı bir tavır sergileyebilir. Bazı çocuklar sessizleşir ve içine kapanır. Diğerleri ise ani bir öfkeyle tepki gösterir.

Santi (Ona eskiden böyle derdim) bu gerginliği saldırganlık yoluyla ifade etmeye başladı. Birkaç kez, grup etkinlikleri sırasında alay edildikten sonra başka bir öğrenciyi itti. İlk başta, bu davranış bir disiplin sorunu gibi görünüyordu. Zamanla, bu öfkenin sınıf arkadaşları arasındaki basit bir anlaşmazlıktan daha derin bir anlam taşıdığı anlaşıldı.

Psikolojik araştırmalar, tekrar eden aşağılanmanın çocukların duygularını nasıl düzenlediklerini ve başkalarıyla nasıl etkileşime girdiklerini etkileyebileceğini göstermektedir. Utanç duygusu kalıcı hale geldiğinde, bazı çocuklar sosyal etkileşimden uzaklaşır. Diğerleri ise öfke veya saldırgan davranışlar yoluyla duygusal sıkıntılarını ifade etmeye başlar (Zhang et al. 2025).

Bu kalıpları erken fark etmek, bir çocuğun hayatının gidişatını değiştirebilir. Çocuklarla vakit geçiren yetişkinler, davranışlardaki ilk değişiklikleri genellikle fark eder. Aniden okumaktan kaçınan, alay edilmeye karşı şiddetli tepki gösteren veya kolayca utanmaya başlayan bir çocuk, henüz kelimelere dökülememiş bir acıyı içinde taşıyor olabilir.

Davranışın Ardındaki Çocuğu Anlamak


Dönüm noktası, sınıfta yaşanan olaylardan birinin ardından Santiago ile yaptığımız bir sohbet sırasında geldi. Cezaya odaklanmak yerine, sınıf ortamını nasıl algıladığı hakkında konuşarak zaman geçirdik. İlk başta, ne hissettiğini açıklamakta zorlandı. Yavaş yavaş, yüksek sesle okurken yaşadığı utanç duygusunu ve bazen bunun ardından gelen kahkahaları anlatmaya başladı.

İtaatsizlik gibi görünen şey yavaş yavaş aşağılanma ve hayal kırıklığı olarak ortaya çıktı. Santiago'nun öğrenme profili netleştiğinde, okulu onun için hedefleri olan bir destek programı başlattı. Okuma öğretimi, disleksi ve fonolojik işleme güçlüklerini gidermek için ona göre uyarlandı. Öğretmenler ayrıca Santiago'nun diğerleriyle sürekli karşılaştırılmadan derse katılabilmesi için beklentilerini ayarladılar.

Olumsuz çocukluk deneyimleri üzerine yapılan araştırmalar, erken dönemdeki duygusal ortamların gençlerin öfke ve sosyal ilişkileri yönetme biçimlerini etkilediğini göstermektedir (Xiaoli, 2025). Destek erken dönemde sağlandığında, çocuğun duygusal gidişatı anlamlı bir şekilde değişebilir.

Yavaş yavaş, Santiago’nun agresif tepkileri azaldı. Küçük akademik başarılar, özgüvenini artırmaya başladı. Bir zamanlar yüksek sesle okumaktan kaçınan çocuk, hazır hissettiğinde yavaş yavaş kısa paragrafları okumak için gönüllü olmaya başladı.

Erken Dönemde Gösterilen İlginin Önemi

Santiago’nun hikâyesi, aşağılanmanın fark edilmediğinde utanç duygusunun genç bir zihinde ne kadar kolay kök salabileceğini ortaya koyuyor. Aynı zamanda erken teşhisin ne kadar etkili olabileceğini de gösteriyor.

Ebeveynler, öğretmenler, eğitmenler ve bakım verenler, çoğu zaman bir çocuğun davranışlarının ötesini görebilme konusunda zorluklarla karşılaşır. Saldırganlık, içine kapanma, savunmacı tavırlar ya da akademik görevler sırasında sürekli olarak yaşanan utanç hissi, daha derin duygusal mücadelelerin işareti olabilir. Çocuklar, hissettiklerini açıklamak için gereken kelime dağarcığına genellikle sahip değildir. Çocukların kendilerinin henüz tarif edemediği kalıpları fark edenler, yetişkinler olur.

Santiago, bir zamanlar kendisine utanç kaynağı olan birçok zorluğun üstesinden sonunda geldi. Uygun akademik destek ve duygusal rehberlikle, yeteneklerine güven kazandı ve öğrenme farklılıklarını yönetmesine yardımcı olan stratejiler keşfetti.

Bugün, bunca yıl sonra, bazen kendimi Santi'ye ne oldu diye merak ederken buluyorum. Bir zamanlar sınıfta sessizce oturup aşağılanmanın yükünü taşıyan o dayanıklı çocuğun hayatı nasıl oldu acaba diye merak ediyorum. Onun yolu onu nereye götürdü ve kararlılığını şekillendiren o zor yılları hala hatırlıyor mu diye merak ediyorum.

Kesin olan şey, Santi'nin bana önemli bir şey öğrettiği. Çocukluktaki saldırganlık anlarının çoğunun arkasında, genellikle aşağılanma, hayal kırıklığı veya korkuyla mücadele eden bir genç vardır. Bu sinyaller erken fark edildiğinde, sonuçlar olağanüstü bir şekilde değişebilir.

Bazen, öfkeyle şekillenen bir hayat ile dayanıklılıkla şekillenen bir hayat arasındaki fark, doğru anda bir çocuğu fark eden tek bir yetişkinle başlar.

Referanslar

Xiaoli, Y. (2025). Adverse childhood experiences and aggression: A meta-analysis of moderators and cultural context. Archives of Medical Science, 21(5), 2195–2199. https://doi.org/10.5114/aoms/211887

Zhang, X., Zhang, Z., Zhao, Y., Shen, F., Zhang, Q., Lin, R., & Zhang, X. (2025). From victims to aggressors: The link between childhood family abuse and adolescent peer bullying. BMC Psychology. https://doi.org/10.1186/s40359-025-03407-3

 Bu makale, yazarının izniyle İngilizce aslından Türkçeye çevrilerek DİLGEM tarafından yayımlanmıştır.

 

Ücretsiz Ön Görüşme
15 DAKİKA SÜRELİ ÜCRETSİZ ÖN GÖRÜŞME RANDEVUSU alarak uzmanlarımızla görüşebilir, bulunduğunuz ildeki DİLGEM şubesi veya Kurumsal Çözüm Ortağımızdan profesyonel destek alabilirsiniz.

Görüşmenizi online olarak, telefon araması yoluyla ya da kuruma giderek yüz yüze gerçekleştirebilirsiniz.

Türkiye'nin dört bir yanındaki Şubelerimiz ve Kurumsal Çözüm Ortaklarımızla her yaştan bireye uzman desteği sunuyoruz.
Online Görüşme Telefon Yüz Yüze
Randevu Al
Tüm yaş gruplarına uzman desteği sunuyoruz
Deneyimimizi geliştirmek için çerezler kullanıyoruz