Otizm Artıyor mu? Otizm Tanılarındaki Artışın
Bilimsel Açıklaması
Otizm tanılarındaki artış, son yıllarda hem ailelerin hem de uzmanların en çok merak ettiği konuların başında gelmektedir. Özellikle dünya genelinde ve Türkiye'de açıklanan güncel veriler, Otizm Spektrum Bozukluğu (OSB) tanılarında dikkat çekici bir yükselişe işaret etmektedir. Peki gerçekten otizm görülme sıklığı mı artıyor, yoksa geçmişte fark edilmeyen bireyler bugün daha doğru şekilde mi tanılanıyor? Bu yazıda, otizm tanılarındaki artışın arkasındaki bilimsel veriler ve güncel araştırmalar incelenmektedir.
Otizm Tanılarındaki Artış Neden Bu Kadar Dikkat Çekiyor?
Yazar: Psk. Dr. Sinan Doğan
Son yıllarda kamuoyunda ve medyada sıkça dile getirilen
"otizm salgını" (epidemisi) söylemi, ebeveynler ve eğitimciler
arasında haklı bir endişe yaratmaktadır. Özellikle ABD'den gelen güncel
veriler, 2000 yılında her 150 çocuktan birinde görülen OSB'nin (Otizm Spektrum
Bozukluğu), 2022 verilerine göre her 31 çocuktan birine kadar yükseldiğini
göstermektedir (Nature, 2025). Ancak bu dramatik artış, otizmin
biyolojik insidansında (yeni vaka görülme sıklığı) gerçek bir patlamayı mı
işaret ediyor, yoksa tanı kriterlerimiz, farkındalık düzeyimiz ve tarama
yöntemlerimizdeki değişikliklerin bir yansıması mı?
Küresel Veriler Otizmde Gerçek Bir Artışa mı İşaret Ediyor?
Otizm prevalansına (yaygınlık oranına) dair küresel veriler
incelendiğinde, coğrafi bölgeler ve sosyoekonomik gelişmişlik düzeyleri
arasında belirgin farklar göze çarpmaktadır. Molecular Psychiatry (2022)
dergisinde yayımlanan ve 1990-2019 yılları arasında 204 ülkeyi kapsayan
"Küresel Hastalık Yükü" çalışmasına göre, dünya genelinde OSB ile
yaşayan birey sayısı ham veri olarak 20 milyondan 28 milyona yükselmiş, yani
%39'luk bir artış göstermiştir.
Ancak kritik nokta şudur: Yaşa göre standardize edilmiş
oranlar (age-standardized rates) küresel ölçekte sabit kalmıştır. Bu durum,
otizm vakalarındaki artışın büyük oranda nüfus artışı ve demografik dağılımdaki
değişimlerden kaynaklandığını düşündürse de, Sosyo-Demografik Endeksi (SDI)
yüksek olan ülkelerde hem prevalansın hem de insidansın arttığı
gözlemlenmiştir.
Bölgelere Göre Otizm Yaygınlığı Neden Farklılık Gösteriyor?
Benzer şekilde Frontiers in Psychiatry (2023)
tarafından yayımlanan üç seviyeli meta-analiz çalışması, küresel otizm
prevalansını %0.72 (yaklaşık her 100 çocuktan 1'i) olarak hesaplamıştır. Ancak
bu oran Kuzey Amerika'da %1.01 iken, Asya'da %0.41 seviyesindedir.
Araştırmacılar, bu farkın biyolojik nedenlerden ziyade, yüksek refah
seviyesindeki ülkelerdeki tanı koyma kapasitesi ve metodolojik farklılıklardan
(örneğin kayıt inceleme sürveyansı yönteminin daha yüksek oranlar vermesi gibi)
kaynaklandığını vurgulamaktadır.
Türkiye'de Otizm Tanılarındaki Artış Ne Anlama Geliyor?
Türkiye'den gelen en güncel veriler de küresel
"artış" trendiyle neredeyse bire bir örtüşmektedir. Millî Eğitim Bakanlığı (MEB) Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü'nün Kasım 2025'te
TBMM Komisyonu'na sunduğu veriler, ülkemizde de radikal bir istatistiksel
değişim yaşandığını ortaya koymaktadır.
MEB verilerine göre, 20-25 yıl önce Türkiye'de her 2.500
çocuktan birinde görülen otizm, bugün ABD verilerine (1/31) oldukça yakın bir oranla
her 30 kişiden birinde tespit edilmektedir. Bu, çeyrek asırda yaklaşık
80 katlık bir artışa işaret etmektedir. Sadece son 5 yılda otizm tanısı alan
öğrenci sayısı 93 bin 447'ye ulaşmış; 2025 yılı Kasım ayı itibarı ile ise 11
binden fazla yeni tanı girişi yapılmıştır.
Eğitim Sistemine ve Ailelere Yansıyan Sonuçlar
Sayısal artış, eğitim sistemindeki projeksiyonları da
değiştirmektedir. Şu anda 428 bine yakın otizmli çocuk kaynaştırma eğitimi
alırken, bu sayının 2030’da 750 bine, 2050’de ise 1 milyonun üzerine çıkması
öngörülmektedir. Türkiye Otizm Meclisi verilerine göre, toplam otizmli birey
sayısının 1 milyona yaklaştığı tahmin edilmektedir.
Bu durum sadece eğitim sistemini değil, aile yapısını da
derinden etkilemektedir; nitekim otizmli bireye sahip ailelerdeki boşanma
oranının %80 gibi çarpıcı bir seviyeye ulaştığı belirtilmektedir (T24, 2025).
MEB yetkililerinin "izah edilemeyecek bir yükseliş" olarak
tanımladığı bu tablo, aslında aşağıda detaylandıracağımız tanısal ve sistemsel
değişimlerle büyük ölçüde açıklanabilir niteliktedir.
Tanısal Değişim ve "İkame" Etkisi
Otizm oranlarındaki artışın en güçlü açıklamalarından biri,
tanı kriterlerindeki genişleme ve "tanısal ikame" (diagnostic
substitution) kavramıdır. Scientific American (2025)'da yer alan
verilere göre, 2000-2010 yılları arasında ABD özel eğitim sistemine kayıtlı
otizmli öğrenci sayısı üç katına çıkarken (93.624'ten 419.647'ye), aynı dönemde
"zihinsel engelli" (intellectual disability) tanısı alan öğrenci
sayısı 637.270'ten 457.478'e düşmüştür. Bu veriler, geçmişte sadece zihinsel
engel tanısı alan çocukların, günümüzde daha kapsamlı değerlendirmelerle otizm
spektrumu içinde sınıflandırıldığını kanıtlamaktadır.
DSM Değişikliklerinin Otizm İstatistiklerine Etkisi
Nature (2025) makalesinde atıfta bulunulan Danimarka
merkezli bir kohort çalışması, 1980-1991 yılları arasında doğan çocuklarda görülen
otizm artışının %60'ının, tanı kriterlerindeki değişiklikler
(DSM-III'ten DSM-IV ve sonrasında DSM-5'e geçiş) ve raporlama sistemlerindeki
yeniliklerle açıklanabileceğini ortaya koymuştur. Özellikle Asperger Sendromu
ve Başka Türlü Adlandırılamayan Yaygın Gelişimsel Bozukluk (PDD-NOS) gibi alt
kategorilerin "Otizm Spektrum Bozukluğu" şemsiyesi altında
birleştirilmesi, spektrumun "hafif" ucundaki bireylerin de tanı
almasını sağlamıştır (Johns Hopkins, 2025).
Tarama, Farkındalık ve Demografik Değişimler
Artışın bir diğer önemli ayağı, tarama programlarının
yaygınlaşmasıdır. Johns Hopkins Bloomberg School of Public Health
uzmanlarına göre, çocuk sağlığı izlemlerinde 18-24. aylarda yapılan standart
otizm taramaları, daha önce gözden kaçabilen "ince fenotipe" (subtle
phenotype) sahip, yüksek işlevli çocukların erken dönemde tespit edilmesini
sağlamıştır.
Sağlık Hizmetlerine Erişim ve Tanı Oranları
Maryland eyaleti özelindeki veriler, genel oranın 1/31
olduğu bir ortamda, eyalet genelinde oranın 1/38 olduğunu, ancak daha önemlisi,
Siyah, Asyalı ve Hispanik çocuklardaki tanı oranlarının arttığını
göstermektedir. Bu, otizmin beyaz çocuklara özgü olduğu yanılgısının
yıkıldığını ve sağlık hizmetlerine erişimdeki eşitsizliklerin kısmen
giderilmesiyle tanı sayılarının arttığını göstermektedir (Johns Hopkins,
2025).
Kız Çocuklarında Otizm Tanıları Neden Artıyor?
Ayrıca cinsiyet dağılımında da önemli bir değişim
yaşanmaktadır. Tarihsel olarak erkeklerde kızlara oranla 4 kat daha fazla otizm
görüldüğü kabul edilse de, Global Incidence (2022) çalışması, son 30
yılda erkek/kız tanı oranındaki makasın daraldığını göstermektedir. Kız
çocuklarında otizmin farklı belirtilerle (örneğin daha iyi kamufle etme
yeteneği) ortaya çıkabildiğinin anlaşılması, daha önce tanı alamayan kız
çocuklarının da istatistiklere dahil edilmesini sağlamıştır.
Çevresel Faktörler ve Genetik: Yanlış Bilinenler
Kamuoyunda zaman zaman aşılar veya spesifik çevresel
toksinler "tek suçlu" gibi gösterilse de, bilimsel mutabakat çok daha
karmaşık bir tablo çizmektedir. Nature (2025) makalesinde vurgulandığı
üzere, "çevresel toksin salgını" iddialarının aksine, bilimsel
araştırmalar otizmin %80 oranında genetik (kalıtımsal) olduğunu
göstermektedir. Scientific American (2025) bu oranı %60 ile %90 arasında
vermekte ve vakaların %40'ında spesifik genetik mutasyonların tespit edilebildiğini
belirtmektedir.
Çevresel Risk Faktörleri Gerçekten Etkili mi?
Bununla birlikte, çevresel risk faktörleri tamamen yok
sayılmamaktadır. Global Incidence (2022) ve Nature (2025)
makaleleri; ileri anne-baba yaşı, prematüre doğum oranlarındaki artış ve
gebelik sırasındaki hipertansiyon gibi faktörlerin, yüksek gelirli ülkelerdeki
"gerçek" vaka artışına (tanısal artıştan bağımsız olarak) katkıda
bulunabileceğini belirtmektedir. Ancak bu faktörler, prevalans eğrisindeki
keskin yükselişin ana belirleyicisi değil, küçük bir parçasıdır.
Bölgesel Farklılıklar Bize Ne Anlatıyor?
İlginç bir veri noktası olarak, farklı bölgeler arasındaki devasa prevalans farkları, durumun biyolojik olmaktan ziyade sistemsel olduğunu kanıtlar niteliktedir. Scientific American (2025) verilerine göre, Kaliforniya'da otizm oranı 1000'de 53.1 iken, Teksas'ta bu oran 1000'de 9.7'dir. Aynı biyolojik temele sahip bir popülasyonda bu denli büyük bir farkın olması; eyaletlerin tarama politikaları, erken müdahale hizmetlerinin varlığı ve ailelerin tanı almaya yönelik motivasyonları (hizmetlere erişim için tanıya ihtiyaç duyulması) ile açıklanabilir (Nature, 2025).
Sonuç: Bir Salgın Değil, Bir "Aydınlanma" Süreci
Sonuç olarak, gerek küresel veriler gerekse Türkiye'nin son
5 yıldaki çarpıcı istatistikleri, bir "otizm salgını" ile değil;
genişleyen kriterler, artan farkındalık ve daha kapsayıcı tarama yöntemlerinin
sonucu olan bir "aydınlanma" süreciyle karşı karşıya olduğumuzu
göstermektedir. "Epidemi" kelimesi ani ve kontrolsüz bir patlamayı
ifade ederken, yaşadığımız durum daha önce görünmez olanın görünür hale
gelmesidir.
Gelecekte Bizi Ne Bekliyor?
Bu artışın kaynağı ne olursa olsun, Türkiye
projeksiyonlarının 2050'de 1 milyonun üzerinde kaynaştırma öğrencisine işaret
etmesi ve ailelerdeki yüksek tükenmişlik oranları, hazırlıklı olmamız gereken
gerçeği değiştirmemektedir. Odak noktamız "Neden arttı?" sorusundan,
"Bu genişleyen nöroçeşitli nüfusa ve ailelerine eğitim, istihdam ve sosyal
yaşamda en iyi desteği nasıl sağlarız?" sorusuna evrilmelidir.
Kaynakça
- Pearson, H. (2025). "What's Really Driving
the Rise in Autism?". Nature, 644, 860-863.
- Solmi, M., Song, M., Yon, D. K., Lee, S. W., ve ark.
(2022). "Incidence,
prevalence, and global burden of autism spectrum disorder from 1990 to 2019
across 204 countries". Molecular Psychiatry, 27, 4172–4180.
- Pappas, S. (2025). "The
Real Reason Autism Rates Are Rising". Scientific American.
- Talantseva, O. I., Romanova, R. S., Shurdova, E. M., ve
ark. (2023). "The
global prevalence of autism spectrum disorder: A three-level meta-analysis".
Frontiers in Psychiatry, 14:1071181.
- Johns Hopkins Bloomberg School of Public Health.
(2025). "Is There
an Autism Epidemic?". Public Health News.
- T24 - Otizm
tanısı alan çocuk sayısı hızla artıyor: 5 yılda 93 bin öğrenciye teşhis