Otizm
ve Empati
Otizmli bireylerin empati kurmadıkları şeklindeki stereotipi ele
alıyoruz.
Jennifer
Cork,5 Ocak 2026
Çeviri: Ezra Uysal
Metnin
orijinali için buraya tıklayınız.
Empati, bir başkasının duygularını, düşüncelerini ve
deneyimlerini anlama ve bunlara duyarlı olma yeteneğidir. Otizmli insanların
empati kurmadıkları yaygın bir stereotiptir. Bu stereotip yanlıştır ve en son
araştırmalarla desteklenmemektedir. Ne yazık ki, bu kavram onlarca yıldır
gerçekmiş gibi öğretildiği için, birçok profesyonel hala bu kavramın doğru
olduğuna inanmaktadır ve otizmli insanların empati kurmadıkları fikri
genellikle otizmli bireylere karşı kullanılmaktadır. Örneğin, nöropsikolojik
testler sırasında klinik psikologlar tarafından, tanıya uygun olmalarına rağmen
empatiye sahip oldukları için otizmli olamayacakları söylenen kişiler gördüm.
Her yaştan otistik insanlarla 20 yıllık mesleki deneyimim boyunca, empatiyi
alışılmadık veya atipik şekillerde gösteren kişilerle çalıştım, ancak empatiye
hiç sahip olmayan otizmli biri ile hiç karşılaşmadım.
Örneğin, bir keresinde otizmli bir genç bana, ailesini
önemsediğini, ancak başkalarını pek önemsemediğini söylemişti, çünkü
"Tanımadığım insanları neden önemsemeliyim ki? Onları bir daha hiç
görmeyeceğim." diye düşünüyordu. Bu kişi yabancılara karşı kesinlikle
empati eksikliği yaşıyordu, ancak aile üyelerine, özellikle de otizmli ve
konuşamayan kardeşine karşı inanılmaz derecede empatikti. Kardeşi öfke
nöbetleri geçirdiğinde, genellikle regülasyon stratejileriyle ona destek
oluyordu.
Bu tür sınırlı empatiye sahip birçok otizmli kişi olsa da,
terapi uygulamamda daha sık olarak aşırı empati yaşayan otizmli kişilerle
karşılaşıyorum. Aşırı empati durumu bazen hiper-empati olarak da adlandırılır
ve ölçeğin diğer ucunda yer alır. Bu kişiler, empati duyduklarında, hatta
fiziksel acıya bile neden olabilecek aşırı bir sıkıntı yaşadıklarını
bildirirler. Bu durum, başkalarına zarar verildiğini gördüklerinde, biri onlara
kızdığında veya başka bir kişinin duygularını hafifçe bile olsa incitmiş olabileceklerini
düşündüklerinde ortaya çıkabilir.
Öyleyse,
otizmli insanlar empati, hatta bazen aşırı empati duyuyorsa, neden bu stereotip
devam ediyor? Cevap muhtemelen 2010'ların başında Dr. Damian Milton tarafından
ortaya atılan bir teori olan çift empati sorunundan kaynaklanıyor. Dr. Milton
araştırmasında, otizmli kişilerin zihin teorisiyle, yani başkalarının
duygularını ve niyetlerini doğru bir şekilde tanımlama ve anlama becerisiyle
zorluk yaşadıklarını, ancak nörotipik (NT) insanlarla etkileşimde
bulunduklarında NT insanların da otistik insanlara karşı zihin teorisi
konusunda zayıf olduklarını buldu. Bu, bir dizi yanlış anlaşılmaya neden
olabilir. Örneğin,
· Otizmli
kişi bilişsel empatiyle zorluk yaşayabilir, yani etkileşimde bulunduğu kişinin
duygularını yanlış anlamış olabilir ve bu nedenle uygun empati
gösteremeyebilir.
·
Otizmli birey diğer kişiye
karşı empati duyar, ancak çift empati sorunu nedeniyle NT kişi otizmli bireyin
sözlü iletişimini, sözsüz iletişimini ve/veya sosyal-duygusal karşılıklılığını
yanlış yorumlar. Başka bir deyişle, otizmli bireyin gösterdiği empati
işaretlerini kaçırırlar.
·
Otizmli kişi empati duyar,
ancak aşırı empati ve bunun sonucunda ortaya çıkan duygusal dengesizlik
nedeniyle, otistik kişinin aşırı duygusal yoğunluğu nedeniyle davranışları
empatik olmayabilir. Bu, özellikle rutin değişikliği veya duyusal aşırı
yüklenme gibi bir durumla birleştiğinde geçerlidir.
Sorun çift empati bağı ise, çözüm hem otizmli hem de NT kişilerin farklı nörotiplerde empatiyi daha iyi anlamaya çalışmasıdır. Bunu nasıl yapabiliriz? Bu konu hakkında daha fazla bilgi edinmek için zaman ayırabiliriz, farklı nörotiplere sahip kişilerle empatiyi nasıl deneyimlediklerini konuşabiliriz ve empatiyi sadece NT kişilerde nasıl ortaya çıktığıyla tanımlamayı bırakabiliriz. Son olarak, otizmli kişilerin empatiye sahip olmadığı söylenen bir NT kişiyseniz, bu yararsız ve yanlış bilgiyi unutun ve insan deneyiminin karmaşıklığını benimseyin.